
Karanlık orman teorisi, uzaylıların varlığını açıklamanın veya neden diğer medeniyetler ile hiçbir zaman iletişim kuramadığımız hakkında bizlere yeni bir bakış açısı kazandırabilecek bir teoridir.
Sizlere bu olayı şu şekilde anlatmak istiyorum;
Bir gün arkadaşlarınız ile kamp yapmak için bir ormana gittiniz.Güzel bir şekilde çadırlarınızı kurdunuz ve kamp ateşinizi yaktınız.Yemeklerinizi ateş başında pişirdiniz ve hoş sohbetinize başladınız.O an esnasında ayağınızın yanında yürüyen basit ve zararsız bir böcek gördünüz.Yemeğini sırtına yüklemiş ve ayağınızın yanından zararsız bir şekilde yolunda ilerleniyor.Fakat genel olarak insanlar böcek veya örümcek tarzı canlılardan pek hoşlanmazlar.Bu yüzden ve bu böceğin size zarar verip vermeyeceğini bilmediğinizden dolayı ayağınız ile böceği öldürdünüz.
Şimdi bu hikayeyi sizlere anlatmamın bir amacı var.Burada fark ettiğimiz şeylerden birisi sizin yaşam alanınıza veya konfor alanınıza başka bir canlı girdiği zaman bundan rahatsız olup bu canlıyı öldürmek isteyebiliyorsunuz.
İnsanlık uzun yıllar boyunca dünya üzerinde besin piramitinin en tepesinde yer aldı.Kullandığı teknolojiler ile hayvanlar üzerinde egemenlik kurdu.Yeni yapılar inşa ettiler ve diğer canlıların yaşam alanlarını umursamadan yollarına devam ettiler.Amaç insanoğlu çıkarına hizmet ettiği sürece diğer canlıların yaşam alanlarını ve yaşamlarını sonlandırdılar.
İnsanoğlu bir yere yeni bir şehir kurmak istediği zaman orada bulunan canlılardan, bitkilerden ve hayvanlardan hiçbir izne ihtiyaç duymadı.Onların yaşam alanlarını işgal ettiler ve sonradan o şehirlere giren canlıları katlettiler.
Bu olaylar dizisine bakılınca işleyişin nasıl işlediğini görüp anladığınızı düşünüyorum.Bu yüzden çeşitli örnekler ile kafanızda netleştirmeye çalıştım.
Herkes Nerde ?
İnsanlığın uzun zamandır kendilerine sorduğu bir soru var “Evrende yalnız mıyız?”. Bu sorunun cevabını öğrenmek için yıldızlara, galaksilere ve evrenin çeşitli yerlerine varlığımıza dair işaret olacak çeşitli sinyaller gönderdiler ve göndermeye devam ediyorlar.
İnsanlık gelişmiş bir medeniyet veya herhangi bir uzaylı medeniyeti ile karşılaşmayı umut ediyorlar.
Fakat bizi bekleyen kötü şeyler olabilir.Uzaylıların sessiz kalmasının en büyük sebeplerinden birisi gelişmiş teknolojili bir medeniyet onları bulduğunda yok edebileceği düşüncesi olabilir.Hangi medeniyetin teknolojisi daha gelişmiş ise diğer medeniyetin onun karşısında hiçbir şansı olmayacak.Bu yüzden bu tarz durumları tecrübe etmiş medeniyetler kendi yerlerini belli etmek istemezler.Çünkü ne ile karşılaşabilecekleri konusunda bir fikirleri olmayabilir.Buda ırksal soykırım anlamına gelir.
Uzay bu yüzden bu kadar sessiz olabilir.Eğer bir aslanın inine girersen ona zarar vermeyecek olsan bile ölmeye mahkumsundur.
Sonuç olarak insanlığın evrende ki yerini belli etmeye çalışması ve diğer medeniyetler ile iletişim kurma çabası insanlığın sonunu getirebilir.
Drake Denklemi
Frank Drake adlı radyo astronomu olan Frank 1961 senesinde kendisine şu soruyu sordu “Evren bu kadar büyükse ve bu kadar fazla yıldız sistemi varsa bunların yörüngesinde dolaşan Dünya benzeri gezegenler olamaz mı ?”
Sonra kendi Samanyolu galaksisi içerisindeki akıllı medeniyetlerin sayısını hesaplamak için bir denklem oluşturdu.Bu denkleme girilen sonuçlara göre Samanyolu galaksisinde 40 milyona yakın medeniyet olması sonucuna varıldı.Hatta bu kadar yüksek bir sonuca ulaşmamıza rağmen denkleme girilen değerler en kötümser değerlerdi.Bu denklem bize varsayımsal bir sonuç verse bile doğruluğu hakkında yanlıştır diyemeyiz.



